Bu haber kez okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Siyasi sapıkları ne yapacağız?
 Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 23. Muhtarlar Toplantısı'nda konuştu.
"BUNLAR MİLLET DÜŞMANININ ÖNDE GİDENİ"

Muhtarlarla ilişkilerinin birilerini rahatsız ettiğini; işi kendisini eleştirmek adına muhtarları ve tüm milleti aşağılamaya kadar vardırdıklarını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Biliyorsunuz bir konsolosun casusluk davasından yargılanan bir gazeteci ile yanak yanağa resim çektirmesini eleştirmiştim. Bunun üzerine güya bir mizah dergisi benim muhtarımızla yanak yanağa resim çektirdiğimi gösteren bir karikatürü kapak yaparak kendi aklınca 'biz konsoloslarla fotoğraf çektiririz, sen ise ancak muhtarlarla fotoğraf çektirirsin' demeye getiriyor. İşte zaten tam ben de bunu söylüyorum. Benim yerim milletimin yanıdır, onun seçilmiş temsilcileri olan muhtarların yanıdır. Peki, siz kimin yanındasınız? İşte o konsolosların yanındasınız. Varın siz onlarla yolunuza devam edin. Biz bunların kafasını çok iyi biliriz. Bu kafa, sorsan kendini çağdaş, ilerici, aydın, solcu, demokrat olarak tanımlar. Ama aslında bunlar halk, millet düşmanının önde gidenidir. Bu millete ve bu topraklara dair ne varsa husumet besleyenler, yaptıkları işin adını 'halkçılık' koyarak tam bir kara mizah örneği sergiliyorlar."

"Dün Aşık Veysel'i Ankara'ya sokmayan kafa ile muhtarımla benim resmimi, milleti aşağılamak için kapağı basan kafa aynı kafadır." diyen Erdoğan, "Bunların demokratlığı, milletsiz bir demokratlıktır. 'Şu millet olmasa Türkiye'yi ne güzel idare ederiz' diyorlar." ifadelerini kullandı.

"CİNSİ SAPIKLARA DAHİ BEL BAĞLAMIŞ DURUMDALAR"

"Maalesef ülkemizde şöyle bir muhalefet anlayışı var." diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Biz rahat koltuklarımızda oturalım, parti içi dedikodularla uğraşalım, biraz polemik yapalım, cumhurbaşkanına ve hükümete sövelim, hakaret edelim; böylece siyaset yapmış olalım. Peki, bu şekilde iktidara gelebilmek mümkün mü? Elbette değil. Onun için de şöyle bir formülleri var: Biz yine rahat koltuklarımızda oturalım, cumhurbaşkanı, hükümet, iktidar partisi bir yanlış yapsın, halkın gözünden düşsün. Ya da dışarıdan bir güç gelsin, -üst akıl diyorum ya ben- o bir talimat versin, bunları devirsin, ahali de mecburen bizi iktidara getirsin. Mantık bu. Hatta daha üzüntü verici olanı cinsi sapıklara dahi bel bağlamış durumdalar."

"SİYASİ SAPIKLARI NE YAPACAĞIZ?"

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ana muhalefet partisinin genel başkanı çıkıyor, dün bir konuşma yapıyor. Ben tabi bu konuşmayı onun şahsına değil, onun şahsında başında bulunduğu partinin mensubu hanımefendilere ve o partinin mensuplarına ve milletime bu çağrıyı yapıyorum: 'Karaman'dan sonra Türkiye'nin dört bir yanında olaylar patladı. Bunlar sabah akşam Müslümanlıktan, dinden, imandan bahsediyorlar' diyor. Önce İstiklâl Şairimizin ifadesi ile 'Dinime küfreden Müslüman olsa bari' diyorum. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız olan hanımefendiye tekrar etmeye terbiyemin el vermeyeceği galiz ifadelerle saldırıyor. Dün baktım televizyon haberlerinde bu sözler biplenerek yani sansürlenerek veriliyor. Bakan hanım hakkında çok çok çirkin ifadeler kullanıyor. Ana muhalefetin üzerinden siyaset yapmaya çalıştığı cinsi sapık şu an cezaevinde ve yaptıklarının hesabını adalete veriyor. Peki, bu siyasi sapıkları ne yapacağız? Biz bunları ademe mahkum edip hiç yerine koydukça çirkefliğin, çirkinliğin, ahlaksızlığın çıtasını sürekli yükseltiyorlar. İnanın bana bu zat için söylenen her söz israftır, fuzulidir; tıpkı kendisi gibi gereksizdir. Ve bu kişi başında bulunduğu partinin de yüz karasıdır."

"MİLLETİM ADAM GİBİ ADAMA PRİM VERİR"

Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti: "İşte bir kasetle bu partinin başına gelmedi mi? Geldi. Bu kaset olayı olmasa zaten bu partinin başına gelecek bunun ne mecali, ne hali vardı. Bunda yalan, takiye her türlüsü var. Ve kendi genel başkanının yanından ayrılıyor, 'aday mısınız' diye sorduklarında 'hayır değilim' diyor. Ertesi gün pat aday oluveriyor. Bunlardan siyasetçi olmaz. Siyasetçi önce dürüst olacak. Benim milletim siyasette de dürüst olana, adam gibi adam olana prim verir. Bunu böyle bilmek lazım. Milletimiz böyle bir zihniyete itibar gösterir. Bunlara benim milletim ülkeyi teslim eder mi? Etmiyor. Aslında muhalefet partilerinin iktidar olup rahatlarını bozmak gibi bir niyetleri de yok zaten. Öyle ya iktidar sorumluluğunu üstlenirsen ekonomi ile dış politika ile terörle ilgileneceksin, bölgedeki krizlerle, sağlıkla, eğitimle, garip gureba ile fakir fukara ile ilgileneceksin velhasıl iş çok... Bu kadar sorumluluk, bu kadar yük bizim muhalefeti bozar. Çünkü onlar sadece konuşmaya, sadece lafla peynir gemisi yürütmeye alışkındır. Hakikatlerle yüzleşmek hiçbirinin işine gelmez."

Erdoğan, "Lafla dünyaya nizam vermeye kalkanların kendi evlerinde ihmali, tembelliği, işte son örnekte olduğu gibi terbiyesizliği görürsünüz. Olay bu." dedi.

CİHAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.