Bu haber kez okundu.

Başbakan Yardımcısı Şimşek, Başkanlık Sistemini Anlattı
   Mehmet Şimşek, dünyanın önde gelen terör örgütleri bu coğrafyada yaşadığını belirterek, “Ne yazık ki bu terör örgütleri Türkiye’ye musallat olmuş durumda. Diğer tarafta ise yakın coğrafyamızda oynanan büyük oyunlar ve terör bunun bir uzantısıdır. Böyle bir durumda Türkiye’nin koalisyonlarla yönetilmesi büyük bir risktir. 1970’li ve 990’lı yılları hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Bu yılların en büyük özelliği koalisyon hükümetleri ülke sıkıntıdan sıkıntıya ve hep kriz ve iflasla karşı karşıya kalmıştı. Çok partili demokratik sistemlerde Türkiye’de olduğu gibi rekabet yoğundur fakat dönem dönem koalisyon riski yüksektir. Tek başına hükumet dönemleri süreklilik arz etmiyor. Türkiye’de eğer başkanlık sistemini getirebilirsek iki tane temel ihtiyaç görür. Birincisi Türkiye’de yönetimde istikrar sağlanmış olur. Parlamentonun yapısı ne olursa olsun yani çok partili dağınık bir yapı dahi olsa devleti yönetecek ekibin başı milletin yüzde 50 ve daha fazla oyuyla seçilen devlet başkanı cumhurbaşkanı belirlenen süre boyunca 4 veya 5 yıl boyunca parlamentonun yapısından bağımsız olarak yönetir ve icraatlarını yaparak ülkemizi ileriye taşır. Görev süresi boyunca millet memnunsa tekrar seçer memnun değilse ikinci defa seçilmez. Zaten en fazla ikinci defa imkan olacak” dedi.

  Son dönemlerde siyasi istikrarı kalıcı hale getirmek için model değişikliğinin gündemde olduğunu hatırlatan Şimşek, "Türkiye, koalisyon Hükümetlerinden, siyasi istikrarsızlıktan çok çekti. 1970’lerde falan dünyada çok büyük sorun yaşamazken, ülkemiz büyük sorunlar ve sıkıntılar yaşadı. Düşünebiliyor musunuz, son birkaç yıldır Türkiye’de oynanan oyunlar koalisyon hükümetleri döneminde yaşanıyor olsaydı, Türkiye’nin hali ne olurdu? Sadece bunu düşünmemiz bile model değişikliğinin ne kadar gerekli olduğunu ortaya çıkarır. Başkanlık sistemi aslında basit haliyle siyasi istikrarı temin etmekle kalmayacak, aynı zamanda temsilde adaleti ve yönetimde istikrarı sağlayacak. Çünkü başkanlık sisteminde birçok aday yarışır, bir aday dönem için ülkeyi yönetir. Millet memnunsa bu 2 döneme çıkabilir. Aslında siyasi istikrarı sağlar. Bugün yüzde 10 barajından çok şikayet ediyoruz. Oysa başkanlık sistemi temsilde de adaleti sağlar" ifadelerini kullandı.
Başkanlık sisteminin Meclis’teki yasama ve denetim görevlerini çok iyi yürüttüğü bir sistem olduğunu anlatan Şimşek, dolayısıyla karşı yönde anlatılanların temeli olmayan açıklamalar olduğunu kaydetti.
  Türkiye’de siyasi istikrar bozulmasın diye geçmiş dönemlerde yüzde 10 barajının getirildiğini hatırlatan Şimşek, “Başkanlık sisteminin bir diğer avantajı ise başkanlık sistemi temsilde adaleti sağlar.Bugün Türkiye’de siyasi istikrar bozulmasın diye yüzde 10 barajı getirilmiş. Yüzde 9.9 alsanız parlamentoda temsil edilemiyorsunuz. Başkanlık sisteminde yönetimde istikrar başkan üzerinden sağlanacağı için o zaman bu barajlara ihtiyaç kalmayacak. Meclis yasama ve denetim görevini yerine getirir başkan ve ekibi ülkede icraat yapar” şeklinde konuştu. Başkanlık sistemiyle federal yapının da karıştırıldığına dikkat çeken Şimşek, “Bazı yerlerde başkanlık sistemi ile federal yapı karıştırılıyor böyle bir şey yok. Türkiye’de bizim bildiğimiz başkanlık sistemi mevcut yapı üzerine sadece hükümetin başının, cumhurun başının milletin oylarıyla seçilmesidir. Ona göre de anayasanın ve sistemin yeniden kurgulanması
demektir” ifadelerini kullandı.
  Mehmet Şimşek, 15 Temmuz’da darbe girişimine kalkışan hainlerin devletin her kademesinden temizlenmesi için çalışmaların devam ettiğini vurguladı.
  Türkiye ekonomisinin geçen yıl yüzde 4 büyüdüğünü anımsatan Şimşek, "Gelişmekte olan ülkeler yüzde 2 bile büyüyemedi. Biz onların iki katı büyüdük” diye konuştu.
  Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek programın sona ermesinin ardından vatandaşlara kendi elleriyle aşure dağıttı.Bir süre vatandaşlarla sohbet eden Şimşek daha sonra Araban’dan ayrıldı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.